BUZ TIRMANIŞI KULLANIM KILAVUZU

Erzurum’da sevgili Çetin’in kurgulayıp bu yıl ikincisini gerçekleştirdiği donmuş şelale tırmanışı bugüne kadar Türkiye’de yapılan en mükemmel en yararlı toplu dağcılık etkinliğiydi. Aksaklıklar hatta hafiften kırgınlıklar olmadı değil ama bunları yurdumuzun insanına, yörenin şartlarına, tırmanıcıların belki de tırmanıcı olmalarını olası kılan dominant karakterlerine bağlamak en mantıklı görüştür.

Çetin Bayram bu karmaşık ve Türkiye çapında dev sayılabilecek etkinliği neredeyse tek başına – tam bir doğu insanı gibi – sırtlayıp götürdü.  Kuşkusuz Erzurumlu yardımcılarının da, bu işin uluslararası bir şenliğe dönüşmesini sağlayan bir avuç tırmanıcı/dağcı arkadaşımızın da çorbada tuzu vardı. Ancak yiğidi öldürüp hakkını verelim Çetin tüm organizasyonun tartışmasız yıldızıydı. Bu müthiş özverisi ve emeği karşılığı ne kadar teşekkür etsek azdır.

Katılan herkesin çok yararlandığını söyleyebileceğim bu etkinlik sonrası ben de bana olan yararlarını paylaşmak ve bu yolla emeği geçen herkese teşekkür  etmek istedim. Bu amaçla da donmuş buz tırmanışı hakkında deneyimlediğim ya da  araştırıp derlediğim bilgileri  geniş bir platformda tüm camianın kullanımına, eleştirine açıp tartışmak istiyorum.

Burada anlatmaya çalıştıklarım yukarda da yazdığım gibi tamamen deneyimlerime ve öğrendiklerime dayalıdır. Konu hakkında elle tutulur bir dokümana ulaşamadığımdan aksaklıklar hatalar veya eksikler olabilir. Bu nedenle buz tırmanan tüm tırmanıcıların bu sporu öncelikle  kendi sorumluluklarında yaptıklarını hatırlatarak yazdıklarımın kesin bir bilgi kural ya da durum olarak olarak algılanmaması gerektiğini vurgulamak  isterim.

Bu konuda daha geniş kapsamlı bilgiye sahip kişileri de ayrıca bilgilerini paylaşmaya davet ediyorum.

Yazımda anlatımlarımı pekiştirmek için bazı şekiller de çizmeye çalıştım. ( bu şekilleri çizmek yazıyı yazmaktan uzun sürdü) Oldukça amatörce olan bu şekillerde bir çoğunuzun tanıyacağı bir dostumu  canlandırmaya çalıştım. Bu yolla aramızdaki varlığını da  yaşatmak istiyorum. Sevgiyle anmanızı umarım.

Son bir şey – çizimlerde  tırmanıcı kask takmıyor ama buzda kask takmanın şart olduğunu hatırlatırım.

Batur Kürüz Mart 2015

Sanırım öncelikle buzdan başlayabiliriz.

Şelale buzu var olan bir su akıntısının kış mevsiminde (ülkemizde)  1-2 ay gibi kısa bir zaman aralığında donmasından oluşuyor. Haliyle genelde  eksi eğimler oldukça nadir (sarkıtlar, ya da buzun yüzeyinde oluşan çöküntüler küçük balkonlar yapabiliyor )  çoğunlukla pozitif, en çok doksan derece bir zeminden bahsediyoruz. Eksi eğim bazen sarkıt şeklinde henüz yere kadar ulaşmamış  buz varsa olabiliyor ki buralara tırmanmak  oldukça riskli ; en azından şimdilik konumuz dışında.

Anladığım kadarıyla şelale buzu için ideal hava sıcaklığı -5, -15 derece arası. Buzun güvenli olması için gece gündüz sıcaklık farklarının çok olmaması ve son günlerdeki  sıcaklık değişiminin de artı ya da eksi yönde  fazla olmaması gerekiyor. Şöyleki hızlı ısınma buzu gevşettiği için tehlikeliyken aşırı soğuma da buzun içinde gerilimleri arttırdığından buzu aşırı kırılgan yapıp aynı ölçüde tehlikeli oluyor [1]  Gerçi Roman’ların memleketinde ( Roman Abildaev – Kırgızistan ) sıcaklık kış boyu -25 lerde geziyor ancak bu sıcaklık zırt pırt oynamayıp sürekli aynı düzeyde kaldığından sıkıntı yaratmıyor (olmalı).  Buz  hava sıcaklığının düşmesi sayesinde oluştuğundan çevreye kar yağmış olması da gerekmiyor hatta bu istenilen bir durum çünkü buz şelaleleri aynı zamanda doğal çığ kulvarları da . Çok yağış almış bir bölgede siz şelaleyi çıkmakla uğraşırken tepenize bir çığın inmesi de olası. [2]

Şelalenin bir diğer önemli güvenlik kuralı da güneş almaması gerekliliği. 21 aralıktan sonra günler uzayıp mevsim ilerledikçe  güneş yeryüzüne daha dik gelmeye başlıyor ve bazen bir ay öncesinde uğramadığı yerleri yalamaya başlıyor. İşte şelaleniz böyle bir noktadaysa buraya girmeyin çünkü hava soğuk olsa da güneşin buz üzerinde  bizim hissedemediğimiz gevşetici bir etkisi var. [3]

Şelale buz dereceleri  WI1’den WI 7+’ya kadar gidiyor ( garip bir şekilde WI7’den WI11’e zıplayan bir tek şelale (?) var ama bu sıradışı bir durum sanki) yazımın sonuna bir zorluk derecesi cetveli ekledim buradan az da olsa bir fikir sahibi olmak olası.  Henüz yeni olduğumuz gerçeğiyle  derece verirken başlangıçta biraz pinti olmakta yarar var.  ( Ballı mantığı)

Öte yandan  (belki de  yukardakine anti tez olarak) şu söylenebilir ki; şelale buzunda kayadaki kadar geniş bir yüzey ve tutamak zenginliği olmadığından kayada III derceden XII dereceye kadar uzanan zorluk yelpazesi  şelale  buzunda kabaca  WI3 ten başlayıp WI7 ( WI7+ ?) ye kadar gidebiliyor . Bu mantıkla erken sayılabilecek bir deneyimle zor bir şelaleyi tırmanmak da olası gözüküyor .

j14

Şimdi artık tırmanmaya geçebiliriz

İlk kural aletlerin buza saplanan uçlarının keskin ve uçların açılarının doğru olarak bilenmiş olması. Doğal olarak uçlar kayalara çarptıkça aşınıyorlar. Mix ya da Dry tooling yapılmıyorsa olabildiğince kayaya değdirmemek en doğrusu.  Eğer ağırlık çok önemli değilse veya tırmanış birkaç gün sürecekse küçük bir eğe taşımak akıllıca olabilir. Motorlu biley taşı  metali fazla ısıtıp sertliğini alacağından  bilemenin  el eğesiyle ya da sadece bu iş için özel imal edilmiş  aparatlarla yapılması zorunlu.

Teknik kazmaların şaftı  ne kadar geniş bir soru işareti şeklindeyse dik eğimde kazmayı kullanmak o kadar az yorucu, kontrollü ve güvenilir oluyor. Dağ kazmalarıyla ve alpin kazmalar buz için elverişli değil. Eğim artıp eksiye dönünce (mesela dry tooling) daha da eğik bir kazma daha kullanışlı. Örnek vermek gerekirse Petzl üç tip kazma üretiyor dağda buzul ve buz alanlarında kullanmak için Quark, şelale tipi dik buzda kullanmak için Nomic ve dry tooling için Ergo. Kazma eğildikçe  çekiç kafasıyla bir şeyler çakmak güçleşiyor. Ayrıca eğik kazmalarda kazmanın eğikliğinden yaralanmak için şaftın ucuna bir de elcik eklenmiş durumda bu da dağda set karda kazmanın şaftını kullanmayı neredeyse olanaksız yapıyor  Öte yandan  kazma düzleştikçe dik eğimde aşağı doğru yüklenmek bileğin açısından dolayı güçleşiyor. Kazmaya asılarak tırmanılan her yerde  eğik kazma  ya da kazmadaki eğiklik daha fazla avantaj getiriyor.

Kazma lastikleri kullanmak akıllıca kazma  askıları (leash) ise tarih olmuş gibi. Kazma lastikleri sadece iki markada var: Black Diamond ve Grivel  ikisi de  işi görüyor.

Lastik takılıyken kazma düşerse yere kadar düşmesi engeleniyor. Ayrıca kazma buza sağlam çakılıyken bu kez tırmanıcı düşerse lastik gerilip perlon band gibi işlev  görerek tırmanıcıyı da tutabilir. Bu noktada kesin uyulması gereken bir emniyet kuralı var : kazma elden bırakıldığında her zaman sıkıca buza çakılı olduğuna dikkat etmek lazım aksi taktirde tırmanıcı o anda düşerse tepesine bir de kazma düşecek demektir.

j2

Lastiklerin bir sıkıntısı daha var, tırmanış ipini lastiklerin dışından geçirmemeye dikkat etmek gerekiyor. Bu durum ara emniyetlere girerken sıklıkla yaşanabilir. Yani kazma buza saplayıp ip dışardan alınır ve  eksprese takılırsa lastik ipin altına kalıyor; bir sonraki hamlede lastik ipi çekip tırmanıcıyı kilitliyor. Bu arada bunların hepsi mix tırmanış yaparken de geçerli. Mixde kazma buza saplanamıyorsa ve güvenli bir çatlağa takılıp bırakılamıyorsa kazma elden bırakıldığında en uygunu gagasından omuza asmak.jupi climbing

Lastikler buzda ve mixde iyi ama dry toolingde kullanmak çok daha zor ve sınırlayıcı çünkü dry tooling yaparken kazma sağ elden sol ele çok fazla yer değiştiriyor. Buzda kazma gagasından omuza asılabilir ama dry toolingde eksi eğime girip kaya tırmanış hareketleri yapıldığında kazmayı omuzda tutabilmek zorlaşıyor. En akıllıcası kazmayı dişlerin arasında ağızda taşımak o zaman da lastikleri kontrol etmek neredeyse imkansız. Bu yüzden dry toolingde lastik kullanılmıyor. En doğrusu kazmayı düşürmemeyi öğrenmek.

Kazmayı doğru saplama şekli çok aşırı olmayan bir eğriyle son anda bileği de bükerek güçlü bir vuruş şeklinde  tanımlanabilir. Buz kaliteli , yüzeyi düzgün ve homojense doğru bir vuruşla çoğunlukla ilk harekette kazma yeteri kadar saplanıyor. Dikkat edilmesi gereken kazmayı  yalpasız dik bir şekilde saplayabilmek. Hareketlerin yumuşak yapılması ciddi enerji tasarrufunu sağlıyor. Kazmanın buza çok fazla saplanması çıkartmayı güçleştirirken az saplanması da tabii ki düşme riskini arttırmakta.  Buzun yüzeyinin kalitesiz olduğu durumlarda birkaç vuruşla dış katman kırılılıp alttaki homojen ya da güçlü buza erişilmeli, kazma bu buza saplanmalı. Bu yöntem  krampon için de geçerli.

.j3

Krampon uçlarının buzun sertliğine ve yoğunluğuna göre ayarlanması gerekiyor. Şöyle ki eğer çok sert pürüzsüz bir buz söz konusuysa o zaman enerji tasarrufu için uçlar en kısa ayara getirilebilir; böylelikle kısalan moment kolu sayesinde baldırların daha az yorulması sağlanabiliyor. Ancak buz yoğunluğu düşükse veya buz yüzeyinin hemen altında hava cepleri ya da erimeden ötürü gevşeme varsa ya da buz normalden daha kırılgansa, yüzeyi bozuksa, iğnecikler varsa vs. bu kez de krampon uçlarının daha az yoğun bu buza yeterli yükü taşıtabilmesi için en uzun ayara getirilmesi gerekiyor.

j5

Ayar derken kramponların ön noktalarının uçlarıyla ayakkabının başladığı nokta arasındaki mesafe anlaşılmalı. Ayrıca tabii söylemeye gerek yok, buz tırmanılan ayakkabılar ayağa tam oturmalı ( yani ayakkabının burnunda boş yer kalmamalı ) ve ayakkabı bilekleri bilek içinde oynamıyacak şekilde sıkılı olmalı.

Tek nokta kramponlar dry tooling için vazgeçilmez ancak buzda çift nokta kullanmak daha geniş yüzey sağladığından daha güvenli. İstisnai olarak rota dry toolingden buza dönüyorsa ( ya da tersi oluyorsa) burada yapabilecek bir şey yok hangi etap daha zorsa ona uygun tek ya da çift noktalı krampon giyiliyor.

Buzda tırmanırken  kazmayı hemen her yere saplamak olası. Tutamak aramak diye bir durum yok. Bu nedenle doğru stil ayakları her zaman güç verilen kazma ile üçgen yapacak bir şekilde konumlandırmak. Böylelikle, hem bir sonraki hamle için denge sağlanıyor, hem de iki ayağa da eşit kuvvet düştüğünden buzun kramponun ucunda kırılma riski azalıyor.  Kazmaları birbirine yakın bir hat içinde saplamak (buz çok kırılgan ya da çürük olmadıkça) bu şekilde üçgen tırmanmayı olası kılıyor. Yan geçmek gerekiyorsa kural bir kazmayı yana sapladıktan sonra diğerini yana taşımadan önce ayakları üçgen oluşturacak şekilde yana saplanan kazmanın altına almak.

j6

Ayakları bir omuz boyunu çok geçmeyecek kadar açık tutmak en dengeli durum.  Daha fazla açıklıkta krampon uçlarına yük vermek zorlaşıyor. Kayada tırmanış ayakkabısına açı verek yanal kuvvetlerden yararlanmak daha iyi bir tutuş sağlıyor ama buzda böyle değil, ayak tabanı yere dönük oldukça  daha iyi tutuş sağlanıyor.  Yani gerekmedikçe bacak  açmamak lazım.

j13

Büyük hamleler yapmak da sıkıntılı bir durum; yani ayağı çok yukarıya çekme buza dengesiz bir yük verdiğinden ayakları aşırı olmayan hamlelerle yükseltmek daha güvenli. ve daha da az yorucu.

Buzda dikkat edilecek bir diğer nokta da üç nokta prensibine  olabildiğince  uymak yani her saferinde sadece bir kol veya bacak hareket ediyor diğerleri sağlamca buza saplı olmalı. Mesela kayada sıkça yaptığımız gibi  tek ayağa yük vermeden bir yerlere dayamak diğer ayaktaki krampon uçlarının fazladan yük vereceğinden bu baskının buzu kırması olası.  (tabiiki WI6 dan sonra herşey serbest !)

Acemilerin en çok yaptıkları bir başka hata ise kramponları buza yukardan eğimli saplamaya çalışmak; oysa doğru saplama tarzı topuk hafif aşağıda yani hafif yukarıya eğimli saplamak.

j8

Böylelikle ön noktaların gerisindeki açılı dişler de buza dayanıp dört noktadan temas sağlanıyor; hem saplama güçleniyor hem de baldırların yorulması en aza indiriliyor.

Buz tırmanışında ip de önemli bir unsur. İpin öncelikle en “dry” yani en az ıslanır cinsten olması lazım. Islak ip ıslak köpekten daha kötü. Çünkü ıslanan ip öncelikle çok ağır oluyor. Islanma ile ilgili bir diğer sorun da ipin esnekliğini kaybetmesi ve ara emniyet noktalarına bu nedenle daha çok yük bindirmesi.  Ayrıca ve daha önemlisi ıslak ip (ıslak derken az ıslak veya sırılsıklam fark etmiyor) dinamik performansını %70 oranına kadar  kaybediyor (oha !!!) [4] Yani iplerin “dry” olması şart – ve yeni olması da şart çünkü en “dry” ip bile kullanımla bu özelliğini yitiriyor.  Edelrid – Beal-Mammut; İngiltereli bilim adamları 😛 bunlardan Beal ve Edelrid’in “dry” özelliklerini beğenmişler. [5]

Ara emniyete yük bindirmek denince bir başka konu da hangi tip ipin kullanılacağı konusu. Yani tam ipler yarım ipler veya ikiz ipler[2.5].  Buz tırmanışında kullanıması en uygun ip türü yarım ipler. Nedeni şöyle açıklanmakta: yarım ip ayrı ayrı buz vidalarına takılıyor (yani diyelim ki bir sarı bir kırmızı ip olsun 1. buz vidasına bağlı eksprese sarı ip geçirilince  2. buz vidasına kırmızı ip geçiriliyor üçüncüye yine sarı bu böylece devam ediyor (klasik çift ip tekniği)) . Bu durumda ip çapı düşük olduğundan düşme halinde darbeye tek bir ip ( sarı ya da kırmızı) maruz kalıyor; ince ip daha çok esniyor ve ara emniyet noktasına daha az darbe kuvveti iletiyor [6] [7] [8] [9] İkiz ipler kuşkusuz en hafif seçenek ama beraber kullanılmaları gerektiğinden toplam çapları tam ipten de daha fazlaya çıkıyor (mesela 6.9 mm ikiz toplamda 13.8mm oluyor) ve aynı düşüşte daha az esnediğinden ara emniyet noktalarına daha çok darbe kuvveti uyguluyor. Buzda ara emniyet çoğunlula vidayla alındığından ne kadar az darbe yükü o kadar çok güvenlik demek. Bu yüzden ikiz ipler kullanılması en emniyetsiz ipler kategorisinde (iki yarım ipi aynı ekspresten geçirerek ikiz gibi kullanmak daha da kötü) . Spor tırmanışta kullanılan kalın tam ipler yarım iplerden daha az esnedikleri için ve çoğunlukla çok iyi “dry” olmadıklarından seçimde ikinci sıradalar. Ben ufak bir araştırma yaptım “hem dağda kullanırım hafif olsun (ince olsun = çok esnesin)  hem de buz çıkarım deniyorsa (ekonomi mantığı) piyasadaki en uygun ip Edelrid Apus. 42 gr ağırlık  ve 6.7 kN darbe kuvveti var. (aslında Beal Iceline daha uygun gözüküyor ; 42 gr ve 4.9 kN ama Türkiye’ye getirmiyorlar)

İpin kullanımı ile ilgili bir diğer nokta da lider giderken ipin nereden sallanacağı (ipimle kuşağım … 😛 )  ipin son ara emniyet noktasının olduğu taraftan bacak üstünden yana bırakılması kayada düşüş için en emniyetli durum alışkın tırmanıcılar bunu farkında dahi olmadan otomatik olarak  yaparlar. Ama buzda bu iş karışıyor, ipi bacak üstünden bırakmak ipin kramponlara dolanmasına ve buzu tekmelerken kramponun ipi kesmesine kadar vahim durumlara ulaşabiliyor. Benim zorunlu çözümüm ipi bacaklarımın arasından sarkıtmak oldu  ayaklarım her zaman omuz genişliğinde açık olacağından bu pozisyon düşüşte de çok sıkıntı yaratmaz diye düşündüm. Anna ve Mathieu’nün de aynı şekilde tırmandığını görünce doğru bir iş yaptığıma karar verdim – Miks etaplara girince yeniden bacak üstüne almak akıllıca olabilir –

Buz vidası kuşkusuz en cep acıtan buz tırmanış malzemesi. Şelale buzu denildiğinde en pahalı vidalar verilen paranın hakkını çıkartırcasına eski tip buz vidalarına açık fark atıyorlar. Katlanan çevirme kulpu olmazsa olmaz.  Buzul buzuyla Şelale buzu arasında çok büyük sertlik olmasa da kırılganlık farkı var. Vidanın buza peynire bıçak sokarmışcasına girmesi (kötü bir tarif oldu ama aklıma başka bir şey gelmiyor) için uçlarının çok keskin ve modern tipte olması gerekiyor.

j9

Test ettiğimiz eski tip Vaude  veya Salewa ( yenisi var mı bilmiyorum)  buz vidalarıyla yeni tip kulplu  Petzl, BD, ve Grivel vidalarının buza giriş yeteneği arasında öyle böyle değil açık ara fark var.  Çevirme kulpları kesinlikle bir avantaj, yalnız bu kulpun katlanabilir olması lazım yoksa bir düşüşte ipin kulpa takılıp vidayı dengesiz bir şekilde aşağı çekme olasılığı var.

Vidanın buza giriş açısıyla ilgili  çok tartışma var bir grup açının buza kulak aşağı gelecek şekilde takılmasını savunurken diğer bir grup kulak yukarı pozisyonu savunuyor yapılan testler de daha çok kulak aşağıyı doğrularken  uygulama genelde kulak buza dik yani giriş açısı buza 90 derece şeklinde . Burada karışıklık olmasın 90 derece derken yataydan bahsetmiyoruz buz yüzeyinin açısına dik olması tarif edilmekte ; buz yüzeyi yere tam dik olmayabilir. Bu durum da aslında yapılan tartışmaların ne kadar gereksiz olduğunu ortaya koyuyor biz en iyisi buza 90 derece diyip çıkalım.

J16

Vidaları takaken en iyi pozisyon vidayı bel hizasından takmak. Böylelikle daha kolay güç alınabiliyor. Bu pozisyonda standart uygulama diğer eldeki kazmanın buza saplanıp bu kazmaya asılırken boşta kalan elle  ( ikinci kazma buzda saplı ya da omuzda ) vidayı takmak. Bu el sağ ya da sol olabilir. O yüzden sol elle takabilmek için önceden alıştırma yapmak gerek. ( ya da solaklar için sağ elle takmaki çin)  Vida takılırken  kulağı avuç içine alındıktan sonra buz eğimine 90 derece açıyla gelecek şekilde buza dayanıp bastırarak 3-4 kere sağ sola döndürdükten sonra ( böylece buzda ufak bir yuva açılıyor)  en soldan başlayıp en sağa kadar iyice bastırarak bir kez döndürmeyle  ilk dişin buzu kapması sağlanıyor . (Dişler kapmazsa vida aşağı düşüyor ve ikinci vidaya geçiliyor)  İki dönüş sonra varsa kulpu açılıp birkaç saniyede vida buza sokuluyor. [10]  Vidaların sağlam  ve düz bir yüzeye takılması gerektiğini söylemeye sanırım gerek yok.

j4

Buz vidaları farklı boyutlarda; kısa, orta ve uzun. Ve evet hepsi de gerekiyor; orta boylar genel kullanım için; uzunlar asılı istasyonlar için ve kısalar kaya üstün ince buzlar için. Eğer sonuncusu yoksa vida buza tamamen giremeyip kayaya dayanıyor bu arada neredeyse daha değer değmez uçları köreliyor. O zaman eğer kısa vida yoksa vidanın buzdan çıkan kısmına dipten bir band atıp ekspresi buna takmak gerekiyor ( ya da bunun için kulağı vida boyunca uca doğru kaydırılabilen özel vidalar var ama bunları da takmak dert)

j20

Benim kullandığım Petzl  Lazer Speed vidalar körelme  konusunda avantajlı çünü Kaşif’te  (Petzl Türkiye)  vidaların uçlarını bilemeye yarayan aparat var. En azından uçları köreltsem dahi  eski haline getirebiliyorum. El eğesiyle bu işi becermek oldukça zor.

Vidayla kurulan buz istasyonlarında iki vida kullanılıyor  ve bunlar dan biri aşağıda yer alırken diğeri 50 cm yukarda ve ilkiyle 60 dereceden az açı yapacak şekilde yerleştiriliyor  Açı ne kadar küçükse o kadar iyi. Bunun nedeni emniyet noktasına- ki burada buz vidası – daha az yük verebilmek. Açı dar olunca yük %50 %50 düşüyor açı genişledikçe her bir vidaya düşen yük %50’den fazla oluyor.

İstasyon ayrıca Abalokov’la da kurulabilir  uzun bir vida yardımıyla ve özel bir tığ kullanarak daha önceden  de biraz alıştırmayla bu iş kolaylıkla becerilebilir.  Basit bir Abalakov iyi bir vidadan daha güvenli.  Abalakov’un  nasıl yapıldığı ve  bu bölümde anlatılan tüm vida takma konusu için bir video bağlantısı veriyorum [10]  Bu arada delikleri  yatay yerine dikey açmanın güvenirliği %12 arttırdığına dair bir bilgi de var. [11]

Vitaly Abalakov

                                                        VİTALY ABALOKOV
                                                         SSCB  1906-1986

Emniyetçi de buzda farklı bir yerde durmak zorunda, spor tırmanışda  emniyetçinin kayaya görece yakın olması genelde   daha  güvenliyken buzda kopup düşen buzlar ( hatta bazen vida bazen de kazma )  nedeniyle hem kask giymek zorunlu hem de açıkta durmak daha güvenli. Yine olabiliyorsa tırmanıcının tam altında değil de biraz sağında veya solunda durmak lazım. Tabii bunu yapmadan önce ilk ara emniyetin takılmasını da beklemek gerekiyor çünkü ilk emniyet atılmadan yanda durmak ipi tırmananın kramponlarının altına sokuyor.  Ara istasyonlarda da aynı mantıkla istasyonu tırmanış  hattının  biraz sağına ya da soluna koymak anlamlı.

Son olarak giyim konusuna değinmek istiyorum.  Eldiven  kuşkusuz en önemli giysi. Su geçirmemesi lazım ve buz eldivenlerini  parmakların dış tarafında yer alan şok emici parçalardan anlayabilirsiniz. Çünkü her kazma darbesinde buza yumruk atılıyor.Yapmış olduğum araştırmalar iki markanın bu işi adam gibi yaptığını ortaya koydu : Black Diamond ( Punisher Enforcer ya daTerminator)  ve Outdoor Research (Warrant ya da Alpine Alibi) ne yazıkki bu eldivenleri Türkiye de  bulmak neredeyse  olanaksız. Uzun tırmanışlara iki eldiven götürmek de mantıklı çünkü eldiven su geçirmese bile ellerin terlemesi dışardan içine g iren kar vs. nedeniyle içi ıslanabiliyor.

İyi bir teknik ceket de ( su geçirmez hard shell ya da aynı değerlerde iyi bir soft shell)  işleri kolaylaştırmakta ne yazık ki teknik ceket Türkiye’de çok ender bulunan bir giysi. Piyasadaki su geçirmeyen soluyabilir ceketlerin neredeyse  tümü  ya yürüyüş ceketi ya da basit yağmurluk.  Bu yüzden sezon başında yurtdışından mallar yeni geldiğinde kapış yapılması lazım. Teknik ceket detaylarına girmeyeceğim ancak  K2’den Oğuz gibi malzemeden anlayan bir satıcı bulabilirseniz ( dükkandaki mala göre değil de malzeme özelliklerine göre konuşan) o sizi yönlendirecektir.  Aynı şekilde iyi bir alt dış katman ( goretex benzeri su geçirmeyen ancak soluyabilen bir dış katman)  bacaklarınızı ıslanmaktan koruyacak ve ısı kaybınızı azaltacaktır. Bu konu önemli çünkü ısınızın büyük bölümü üstünde az katman olan ve yüzey alanı geniş olan bacaklarınızdan kaçacaktır.

j14

Ekler ve açıklamalar :

WI – Water  Ice zorluk dereceleri (wikipedia’dan tercüme) : (Saçma bir tanım Türkçesi “Su Buzu” sanki dağda başka buz varmış gibi ama dağdaki diğer buzlardan ayırmak için buna su buzu, dağdakina AI yani Alpine Ice  diyorlar.

Aşağıda ilgilenenler baksın diye wikipedya’da verilen örnek rotalarının isimlerini de verdim.

WI2 – Düşük açılı  (60 dereceye civarı), iyi bir teknikle sadece bir kazmayla tırmanılabilen buz zorluğu. Bundan daha yüksek zorluklarda iki kazma gerekecek.

WI3 – Genellikle zor 60-70 derece aralığı ve arada 4 metreye kadar 90 derece veya yakın eğimdeki pasajlar. (Cascade Waterfall, Banff; This House of Sky, Ghost River)

WI4 – 90 dereceye yakın 10 metre kadar pasajlar ve ara emniyet için zor pozisyonlarda vida takma zorunluluğu (Professor’s Falls, Banff; Weeping Wall Left, Icefields Parkway, Banff; Silk Tassle, Yoho; Moonlight & Snowline, Kananskis)

WI4+ – Çok teknik  WI4. (Wicked Wanda, Ghost River)

WI5 – 90 dereye yakın veya 90 derece dik 20 metre civarı pasajlar, çok sayıda buz vidası ara emniyetini gerektiren, bunların da zor pozisyonlarda yapıldığı tırmanış Çok az rahat  dinlenme pazisyonu içermekte. (Carlsberg Column, Field; The Sorcerer, Ghost River; Bourgeau Left Hand, Banff)

WI5+ – Çok teknik  WI5 (Oh le Tabernac, Icefield Parkway; Hydrophobia, Ghost River; Sacre Bleu, Banff)

WI6 – Bütün ip boyunun 90 derece olması (30–60 metre) Hiç dinlenme yok; çok iyi bir teknik ve yüksek seviyede fizik performansı gerektiriyor. (The Terminator, Banff; Nemesis, Kootenay Park; Whiteman Falls, Kananaskis Country; Riptide, Banff)

WI6+ – 90 derece veya eksi eğim çok teknik dinlenmesiz WI6 (French Maid, Yoho; French Reality, Kootenay Park)

WI7 – Sürekliliği olan eksi eğim dinlenme pozisyonu yok. Aşırı derecede  az raslanılan bir zorluk, neredeyse “mit” denebilir. Bu zorluk Kanada Rockies dağlarında ( bölgesinde) mevcut değil; önceden bu zorluk bazı rotalara  verildi fakat sonra bunların hepsi down grade oldu (Sea of Vapours, Banff; Riptide, Icefield Parkway; WI7 ve WI7+ olarak derecelendirilmişlerdi) Buna karşılık WI7 zorluk verimiş rotalar Avrupa’da bulunmakta sanırım Kanadalılar bunlara da karşıdır. (Çarşı mantığı)

WI7+ – Bu da var (3-5 tane) uzun ve daha bi teknik WI7 Bu derece de WI7 gibi tartışılıyor olabilir. Bununla ilgili bir haber var ancak zorluk halkkında resimden çok da bir şey anlaşılmıyor. (yine de diğer WI6 resimlerine benzemediği açık)  Ama okunduğunda çok az emniyetli çok ince ve kayaya iyi bağlı olmayan bir buz tırmanışı olduğu ortaya çıkıyor [12]

WI11 – (Eveet nerden nereye atlıyoruz !) Hiç duyulmamış bir zorluk. Hikayesi şu : Önceden miks olarak M11 derecesi verilerek tırmanılmış ve tescillenmiş olan  Helmcken şelalesindeki Wolwerin rotası hava şartlarının garip bir cilvesi sonucu yatay püskürtü buz iğnecikleriyle kaplanıyor ve burada yapılan tırmanışa ( bolt emniyetli) bu garip derece veriliyor. [13 ]

Sonuçta benim anladığım kadarıyla WI7 hatta WI7+varlığı hakkında bir tartışma var. Bu durumda WI6+ buzda genel kabul gören ve ulaşılabilen en son zorluk derecesi gibi ( bu dereceyi bol bol kullanmayalım en azından şimdilik)

SON

[1] Thomas Vialletet  Erzurum 2015

[2] Mathieu Maynadier  Erzurum 2015

[3] Thomas  – Mathieu Maynadier  Erzurum 2015

[4] http://www.climbing.com/skill/wet-rope-myths-debunked/  ıslak ipler hakkında

[5] http://www.ukclimbing.com/gear/review.php?id=3765  “Dry” uygulaması  hakkında

[6] Aykut Türem Lucifer şelalesi Erzurum 2014 : Aykut çift ip tekniği kullanılmasını söyledi ama nedenini tam açıklayamadı – belki de açıkladı ama ben adam gibi dinlemedim

[7] Anna Torretta Lucifer şelalesi Erzurum 2015 : Anna konuyu detaylarıyla açıkladı

[8] Kaşif Aladağlı İstanbul 2015 : Kaşif konuyu açıkladı, örnekler ve rakkamlar da verdi

[9] http://dksk.metu.edu.tr/wiki/index.php/T%C4%B1rman%C4%B1%C5%9F_%C4%B0pleri detay vermese de burada da yazıyor

[10]  http://www.climberism.com/video-placing-ice-screws-and-making-v-threads/  burada  Erzuruma gelenlerin tanıdığı mükemmel tırmanıcı Mathieu Maynadier (mavi turuncu ceketli ve  turuncu pantalonlu ) tanımadığımız arkadaşlarıyla beraber buz vidalarının nasıl takıldığını buzda istasyon kurmayı ve Abalakov yapmayı gösteriyor. İzlemenizi tavsiye  ederim

[11]  http://en.wikipedia.org/wiki/Abalakov_thread    yatay yerine dikey (!)

[12 ]   http://www.alpinist.com/doc/web10w/newswire-austria-wi7-leichtfried WI7+ haberi/resimleri

[13 ] https://vimeo.com/56771496 bu da WI11 videosu

Reklamlar